Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Bangkok’ta gerçekleştirdiği “Türkiye’de Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası” başlıklı sunumda, arz kaynaklı baskıların enflasyondaki düşüş hızını yavaşlattığını ancak genel iyileşme eğiliminin korunduğunu vurguladı. Karahan, hedeflenen enflasyon patikasından belirgin bir sapma görülmesi halinde parasal sıkılaşmanın devreye gireceğinin altını çizdi.
‘ENFLASYONDA SAPMA OLURSA SIKILAŞACAĞIZ’
Karahan’ın paylaştığı verilere göre; 2024 yılının Mayıs ayında yüzde 75,5 zirvesini gören yıllık tüketici enflasyonu, 2026’nın Eylül ayı itibarıyla yüzde 29,7’ye kadar geriledi. Enerji maliyetlerindeki artışın bu yıl enflasyon üzerinde belirgin bir baskı oluşturduğunu belirten Karahan, buna rağmen temel göstergelerde ılımlı tablonun sürdüğünü aktardı.
İç talepte gözlemlenen zayıflamanın enflasyonist baskıları hafiflettiğini belirten Karahan, finansal istikrarın, fiyat istikrarı için vazgeçilmez bir ön koşul olduğunu hatırlattı. Karahan, hedeflenen enflasyon patikasından belirgin bir sapma görülmesi halinde parasal sıkılaşmanın devreye gireceğinin altını çizdi.

AKARYAKITTA “EŞEL MOBİL” KALKANI
Maliye politikasındaki adımların arz şoklarını yumuşattığına değinen Karahan, uygulanan eşel mobil sisteminin vatandaşın akaryakıt zamlarından daha az etkilenmesini sağladığını vurguladı. Mart ve eylül ayları arasında yüzde 42,5 oranında artan akaryakıt fiyatlarının, söz konusu sistem devreye alınmasaydı yüzde 58,6 oranında yükseleceği ve böylece fiyat artışının 16,1 puan sınırlandığnı Karahan açıkladı.
FİNANSAL RİSKLERE KARŞI ZAMANINDA TEDBİRLER SARSINTININ ÖNÜNE GEÇTİ
Yatırım fonlarında son dönemde uygulanan işlem kısıtlamalarının yaratabileceği olası risklere karşı nokta atışı önlemler alındığını Karahan ifade etti. KOBİ kredilerindeki büyüme sınırının yüzde 4,5’ten yüzde 5’e yükseltilmesi, TLREF segmentinde menkul kıymet alımlarının hızlandırılması ve repo fonlamasının artırılması bu adımlar arasında yer aldı. Ayrıca TL zorunlu karşılıklar ile teminat ve borçlanma limitlerinde esneklik sağlandığını söyleyen Karahan, zamanında yapılan bu müdahalelerin piyasadaki olası sarsıntıların önüne geçtiğini belirtti.
Fon krizinden kaynaklanan finansal bulaşma risklerinin doğrudan alımlar ve likidite önlemleriyle sınırlandığını, fon çıkışlarına rağmen yerleşiklerin Türk lirası tercihinin güçlü kaldığını Karahan açıkladı.